Kuyumcu Muhasebe Uygulamaları

<< < (10/13) > >>

gurdal67:
          5.4. 3100 SAYILI KDV MÜKLLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN YÖNÜNDEN SORUMLULUKLAR
          Kuyumcular 3100 sayılı kanun uyarınca ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorundadırlar. Yazar kasa kullanılarak verilen fişler mükellefin fatura vermek zorunda olmadığı satışlarının belgelendirilm esinde kullanılmakta ve fatura yerine geçen vesika özelliği taşımaktadır.
          3100 sayılı Kanuna ilişkin 25 nolu Genel Tebliğ uyarınca ödeme kaydedici cihazlardan genel olarak 3 tür rapor almak mümkündür.
 
          X Raporu:
          Günlük hafızadan alınmakta ve o güne ilişkin mali bilgileri göstermektedir. Yani o günkü hasılatı ve KDV'sini göstermektedir. Bazı cihazlar kümülatif toplamı da ayrıca verebilmektedi r. Belli zamanlarda alma zorunluluğu yoktur. Denetimlerde bilgi mahiyetli olarak alınabilir. Alındığında herhangi bir sıfırlama yapmaz.
          Z Raporu:
          Günlük hafızadan alınmakta ve o güne ilişkin mali bilgileri göstermektedir. Yani o günkü hasılatı ve kdv'sini göstermektedir. Günlük hafızayı sıfırlayıp mali hafızaya kaydeden rapordur. Her iş günün sonunda alınması zorunludur. Ödeme kaydedici cihaz ile satış yapılmadıysa z raporu alınma zorunluluğu yoktur. Z raporunun alınması günlük hafızanın sıfırlanması sonucunu doğurduğundan faaliyetin bitiminden önce kesinlikle alınmamalıdır.
          Mali Hafıza Raporu:
          Aylık olarak alınıp KDV beyannmasine eklenir. 21 nolu KDV sirküsü ile internet ortamında verilen KDV beyannamelerin de bu zorunluluk kaldırılmıştır.
          3100 sayılı kanunun mükerrer 8. maddesinin 2. bendine göre ödeme kaydedici cihaz ile ilgili Maliye Bakanlığınca belirlenip açıklanan usul ve esaslara uymayanlara (cihazın vergi dairesine kaydı, arıza, satış, işgünü sonunda z raporu alınması , muhafaza edilmesi) vergi usul kanundaki usulsüzlük cezalarına ait cetvelde yazılı 1. derece usulsüzlük cezalarının 5 katı uygulanır. Silik ve okunaksız fiş verilmesi halinde 352/II-7 uyarınca 2. derece usulsüzlük cezası kesilir.
 
          6. KUYUMCULARIN İKRAZATÇILIK VE DÖVİZ ALIM SATIM İŞLERİ KARŞISINDAKİ DURUMU
          Kuyumculuk faaliyetinde bulunan bazı mükelleflerin uygulamada ikrazatçılık (ödünç para verme) ve döviz alım satım işi ile de iştigal ettikleri görülmektedir. İkrazatçılık faaliyetinde bulunabilmek için Hazine Müsteşarlığından izin almak gerekir. İkrazatçılık faaliyetleri ile ilgili usul ve esasları düzenleyen 90 nolu Kanun Hükmünde Kararnameye göre ödünç para verme işlemi Hazine Müsteşarlığından izin alınmak suretiyle yapılırsa ikrazatçılık, izinsiz yapılırsa tefeciliktir. 90 nolu Kanun Hükmünde Kararnameye göre tefecilik yapanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Ceza kanunumuza göre tefecilik hürriyeti bağlayıcı ceza gerektiren bir suçtur.
          Vergi denetim ve incelemeleri sırasında veya ihbar ve şikayetlerin değerlendirilmesi sonucunda bazı kuyumcuların illegal olarak tefecilik yaptıkları tespit edilmektedir. Uygulamada tefecilikte en çok başvurulan yöntemler aşağıdaki örneklerde açıklanmıştır.
          Örnek:
          Parasal sıkıntılar yaşayan Bay A, kuyumcu Bay B'ye başvurup 10.000 YTL tutarında borç para ister. Kuyumcu Bay B, 3 ay içerisinde geri ödemeli 15.000 YTL tutarındaki borç senedini imzalaması halinde bu parayı vereceğini Bay A'ya söyler. Bay A, senetleri imzalayıp parayı alır. Bu klasik bir tefecilik yöntemidir.
          Örnek:
          Parasal sıkıntılar yaşayan Bay A, kuyumcu Bay B'ye başvurup 1.000 YTL tutarında borç para ister. Kuyumcu Bay B, Bay A'ya kredi kartından 1.200 YTL çekmesi karşılığında 1.000 YTL'yi hemen vereceğini söyler. Bay A bunu kabul eder. Finansal araçların gelişmesi, kredi kartlarının yaygınlaşmasıyla birlikte son dönemlerde ortaya çıkan bir tefecilik yöntemidir.
          Döviz alım satım faaliyetlerind e bulunulması ile ilgili usul ve esaslar Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve Tebliğlerinde açıklanmıştır. Buna göre döviz alım satım faaliyetlerind e bulunulabilmes i için Hazine Müsteşarlığından izin alınması, anonim şirket olarak kurulması, münhasıran yetkili müesseselerin faaliyet konuları ile iştigal edilmesi, kurucuların yüz kızartıcı suçlar ile vergi kaçakçılığı suçlarını işlememiş olması, kurucuların müflis olmaması veya konkordato ilan etmiş olmaması, kurucuların yüksek öğretim kurumlarından mezun olması gibi koşulların olması gerekir.
          Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren mükellefler, ödünç para verme ve döviz alım satım işleriyle iştigal edemeyeceklerd ir. İllegal olarak bu işlerle iştigal eden mükellefler sektörde haksız rekabete neden olmakta, ceza kanununa göre cezalandırılacak bir suç işlemekte, bu işlerden elde edilen hasılatı kayıt ve beyan dışı bırakmak suretiyle vergi kayıp ve kaçağına yol açmaktadırlar. Kuyumculuk faaliyetinin yanında bu faaliyetlerle de iştigal edildiğinin tespiti halinde ilgili hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatlar üzerinden vergi tarh edilip ilgili cezalar kesilecektir.
          7. FİYATLARIN BELİRLENMESİ, DEĞERLEME VE ENFLASYON DÜZELTMESİ
          1980'lerden itibaren ekonomide liberal politikalar uygulanmaya başlanırken, liberalizme özgü kuruluşlar da yavaş yavaş ekonomik hayatta yerlerini almaya başlamıştır. İşte bu trendin halkalarından birkaçı da 1980'lerin sonu ve 1990'ların başından itibaren yasal alt yapıları oluşturulan ve hayata geçirilen Altın Piyasası, İstanbul Altın Borsası, Kıymetli Maden Borsalarıdır. Borsa alıcı ve satıcıyı bir araya getiren organize edilmiş merkezi pazardır. Fiyatlar devlet müdahalesi olmaksızın, serbest piyasa arz ve talep koşullarına göre belirlenir. Bu belirlemelerde n hareketle kuyumcuların satış esnasında has altının fiyatını borsa rayicine göre hesaplayacağı bir realitedir.
          1 gramlık külçe altının borsa fiyatı bellidir. Örneğin 10 gramlık 22 ayar bilezik satılmak istendiğinde, 1 gram külçe altının fiyatı 22 YTL ise, bu bileziğin has bedeli 10 gram x 0,916 milyem = 9,16 gram (0,916 gram x 22 YTL)= 20,15 YTL olacaktır. Ancak değinildiği gibi bu altının has bedeli olup, piyasa değeri değildir. Piyasa değeri söz konusu altının alaşım muhteviyatına, işçiliğine göre farklılık arz etmektedir. Esasen kuyumcuların esas kazançları buradadır.
          Altının bir borsası olmasına rağmen, altın ve altından mamul emtianın dönem sonu değerlemesi maliyet bedeli ile yapılacaktır. Nitekim Vergi Usul Kanununun 274. maddesinde e mtianın maliyet bedeliyle değerleneceği hükme bağlanmıştır. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267. maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275. maddedeki imal edilen emtia için de uygulanabilir.
          Kuyumculuk sektörü vergi konusunda, uzun yıllardan beri yüksek enflasyonun dezavantajını yaşamıştır. Yüksek enflasyon nedeniyle gerçek olmayan değer artışlarının vergilendirilm esi konusu uzun yıllar boyunca kuyumculuk sektöründe en büyük vergisel sorun olarak tartışılmıştır. Kuyumcular ellerindeki altın stoklarını maliyet bedeli ile değerledikleri için bunlar düşük fiyatlarla envantere yansımakta ve bu malların satışı gerçekleştiğinde yüksek enflasyon nedeniyle gerçek olmayan büyük kârlılık oranları ortaya çıkmaktaydı. Öncelikle sektörde faaliyet gösteren ve bu değinilen sorunları yaşayan mükelleflere 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile stok affı ve matrah arttırımı imkanı tanınmış, daha sonra 4842 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinin sonuna eklenen hüküm ile işlenmiş altın alım-satım ve imali ile iştigal eden mükelleflere satmış oldukları mamulün has altın maliyet bedelini sürekli olarak güncelleme imkanı getirilmişti. Bu hükme göre sürekli olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, altın satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın değeri ile satılan mamulün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı, maliyet bedeline ilave edeceklerdir. Oluşan fark bilançonun pasifinde özel bir fonda izlenecek, bu fonun sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulacaktır. 30.12.2003 tarihinde yayınlanan 5024 sayılı kanun ile �enflasyon düzeltmesi� yürürlüğe girdiğinden, söz konusu hüküm 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Maliyet bedeli güncellemesi, hükmün yürürlüğe girdiği 24.04.2003 tarihi ile yürürlükten kaldırıldığı 01.01.2004 tarihleri arasında kalan dönemde yapılan satışlar için uygulanabilece ktir. Yüksek enflasyondan kaynaklanan gerçek olmayan değer artışlarının dezavantajlarını bertaraf etmek için 5024 sayılı yasa çıkarılarak enflasyon düzeltmesi uygulamalarına geçilmiştir. Bu yasal düzenlemeler sayesinde kuyumcular enflasyondan arındırılmış olan kazançlarının vergisini vermeye başlamışlardır.

gurdal67:
          Enflasyon düzeltmesi uygulamasının usul ve esasları V.U.K.'nun mükerrer 298. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ilk olarak 5024 sayılı yasa ile getirilmiştir. Daha sonra uygulamaya yön vermeyi amaçlayan çok sayıda genel tebliğ ve sirkü yayınlanmıştır. 5024 sayılı yasa enflasyon düzeltmesi ile ilgili ikili bir yaklaşım getirmiştir. 31.12.2003 mali tabloları geçici 25. maddeye göre, sonrası mükerrer 298. maddeye göre düzeltilecektir. Enflasyon düzeltmesi ile ilgili genel kurallar şunlardır:
          - Bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri enflasyon düzeltmesi yaparlar.
          - Enflasyon, içinde bulunulan hesap dönemi dahil son üç hesap döneminde %100'den fazla olacak ve içinde bulunulan hesap döneminde %10'dan fazla olacaktır.
          - Geçici vergi dönemlerinde de enflasyon düzeltmesi yapılır. Son üç hesap dönemi yerine geçici vergi döneminin son ayı da dahil olmak üzere önceki 36 ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son 12 ay dikkate alınır. Geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme yapılırsa takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap döneminin sonunda da düzeltme yapılır.
          - V.U.K.'nun mükerrer 298. maddesinin A fıkrasının 9 nolu bendi ile 348 nolu VUKGT'ye göre münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım satım imalatı ile uğraşan bilanço esasına tabi gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın 2005 ve müteakip yıllarda her geçici vergi dönemi ve hesap dönemi sonu itibariyle enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar.
          - 9 nolu Vergi Usul Kanunu Sirküleri gereğince enflasyon düzeltmesi yapılmaması halinde V.U.K.'nun 353. maddesinin 6. bendine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
          - 19 nolu Vergi Usul Kanunu Sirküleri gereğince, esas faaliyetleri olan kuyumculuk işi yanında bu faaliyetlerini n bir cüzü niteliğinde olan platin, kıymetli taş alım-satımı veya imali gibi faaliyetleri bulunan mükelleflerce de enflasyon düzeltmesi yapılması gerekmektedir. Ancak kuyumculuk faaliyetinin yanı sıra bu nitelikte olmayan market işletmesi, gıda ticareti, beyaz eşya alım satımı, kafe işletmesi gibi başka faaliyetlerini n bulunması durumunda münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım satımı ve imali faaliyetinden söz edilemeyeceğinden enflasyon düzeltmesi yapılmayacaktır.
          Enflasyon düzeltmesinin temel mantığı parasal olmayan kıymetlerin yasada belirtilmiş bazı katsayılarla çarpılarak düzeltilmiş tutarlara ulaşılması ve daha sonra da düzeltilmiş tutardan düzeltme öncesi tutarların çıkarılarak düzeltme farklarının muhasebeleştirilmesidir.
          8. SONUÇ
          Kuyumculuk sektörü iç piyasadaki durgunluğa rağmen gelecek yıllar için umut vaat etmektedir. Sektörün gelişmesi ve yaşanan mali sıkıntıların aşılması için gerekli vergi düzenlemeleri yapılmaktadır. Tüm bu yasal düzenlemeler karşısında gelir idaresi artık bakkal dükkanından daha az vergi veren kuyumcu görmek istememektedir . Yasalarda belirtilen belge, kayıt ve beyan düzenine riayet edildiği sürece sektördeki mali sıkıntılar ortadan kalkacaktır. Bu düzenlemelere uyulmadığı, sektörde vergi kayıp ve kaçağı devam ettiği sürece sektör, mercek altında tutulmaya devam edilecektir.          
                                                                                                                                                                      02.03.2006
                                                                                                                                                                         MALATYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
                                                           

KUYUMCU MUHASEBE KAYITLARI
15/8/2007 tarihinde yazıldı.
 
KUYUMCULUK işlerinin muhasebeciliği demek bir kağıt üzerinde altın imalatı ve satışı yapmak demektir.....k uyumculuk muhasebesini örneklerle açıklayalım

1- bir kuyumcu firmasından 3,50 ytl gram fiyatından 10 kg 0995 ayarında has altın alınmıştır.
-----------------------------------------
150 *****
           100
( 10 kg * 0.995 * 3,50 =34.825,00)
----------------------------------------
2-mevcut altının 6 kg  tutarındaki bölümünü bilezik yapınca Xaş ye göndermişlerdir. irsaliy e karşılıgında bir gramına işçilik bedeli 0.10 krş tur.

 (6 kg * 0,995= * 3,50 = 20.895,00)
----------------------------------------------------
159          20.895,00
        150                     20.895,00
-----------------------------------------------------
153 ** ** 
191 **
      100 ***
----------------------------------------------------
153 ** **
      159 ** **
------------------------------------------------
İŞÇİLİK KAYDI

nihai tüketiciden  altın alınması
müşteri altın alışında gider pusulası düzenleyip
-------------------------------------------------
153 ** ** **
     100 ** **-
-----------------------------------------------
kaydı yapılacaktır.

NOT  ALTIN ÜRÜNLERİ ÖZEL MATRAH İŞLEMİNE DAHİLDİR
---GİDER PUSULASINDA STOPAJ YÜK.BULUNMAMAKTA DIR.
0
GÜMÜŞ MUHASEBE KAYITLARI
15/8/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ayar bulma formulü külçe * ayar(milyem
                                        -----------------------
                                              1000
peşin külçe gümüş alınması

150 00 24     ***********
       100              ************

satılacak ürün haline getirilmesi

159 *** ***           **************
         150 00 24                    ************

hazırlanan ürünün atölyeden gelmesi

153 00 1      ********
191              *********
      100               ***********

153 ****
    159         *****

müşteriden peşin alışlarımızda  

152 0 0 1     *****
      100               **********

gümüş satışlarımızda

100    **********
     600    **************

elimdeki dökümanlar şimdilik bu kadar..faydalı olmasını dilerim...
saygılarımla..

tigin:
Teşekkürler paylaşımınız için.
kitaplarda anlatılanın dışında uygulama ilgili bilgi verebilrimisin iz
peşin vergi döneminde matraha nasıl ulaşılıyor.

tigin:
Sarraflık faaliyetinde hangi malın ne zaman satıldığını bilmek mümkün olmadığından yıl sonu envanter işlemleri ortalama maliyet hesaplaması yapılarak bulunur.
Bunu bir örnekle açıklayacak olursak:
Ocak 2005 tarihinde 200 gr. 22 ayar altın 3.600,00 YTL.’ye,
Şubat 2005 tarihinde 310 gr. 22 ayar altın 5.657,50 YTL.’ye,
Ağustos 2005 tarihinde 280 gr. 22 ayar altın 5.530,00 YTL.’ye,
Eylül 2005 tarihinde 322 gr. 22 ayar altın 6.440,00 YTL.’ye,
Aralık 2005 tarihinde 650 gr. 22 ayar altın 13.650,00 YTL.’ye,
Alınmış olsun.
2005 yılı içinde de toplam 1.380,00 YTL. işçilik ödemiş olsun.
Alınan altınların gram toplamı 1.762,00 YTL.
Alınan altınların toplam tutarı 34877,50 YTL.
Ödenen işçilik toplamı 1.380,00 YTL.
Ortalama Maliyet Hesaplaması:
34.877,50 + 1.380,00 = 36.257,50 : 1.762,00 = 20,58 YTL.
Bir yıl içindeki alışını yaptığımız 22 ayar altınların ortalama maliyeti 20,58 YTL. bulunmaktadır. Bizim 2005 yılında 1.250,00 gr. 22 ayar altın sattığımızı varsayarsak bizim elimizde 31.12.2005 tarihinde (1.762,00 - 1.250,00) 512,00 gr. 22 ayar altınımız kalmış olur. Kalan 22 ayar 512,00 gr. altınımızı bulduğumuz 20,58 YTL. ortalama maliyet bedeli ile çarparsak 10.536,96 YTL. yıl sonu envanteri ortaya çıkar.
24 Nisan 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38’inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Sürekli olarak işlenmiş altın alım satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler altın satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın değeri ile satılan mamulün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı maliyet bedeline ilave ederler. Söz konusu fark pasifde özel bir fon hesabında izlenir.....”
Bu şekildeki hesaplama 24.04.2003 ile 31.12.2003 tarihleri arasında yapılmış olup 31.12.2003 tarihinde enflasyon hesaplaması yapılması nedeniyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilindiği üzere 2004 yılında enflasyon hesaplaması yapılmıştır
---------------------------------------------------------------------------------------------
Her üründe olduğu gibi VUK değerleme esaslarına göre Altında alış bedeli ile değerlenir..Enfla syon muhasebesi gelmeden önce Kuyumcular odasının baskısı ile Maliye bakanlığına değerlemede rayiç bedel esası kabul ettirilmişti nominal kar ile rayiç bedel arasındaki kar pasifte bir hesapta fon olarak tutuluyordu,ancak enflasyon muhasebesi ile birlikte eskiye dönüldü ve maliyet esasına göre hesaplanmaya başlandı..

Stok tutma yönteminde ise farklılıklar arz etmektedir..Di nçer arkadaşımızın dediği gibi incelemelerde esas olan konu toplam Has miktarıdır..ancak bazı inceleme elamanları bu şekilde bir stoğu kabul etmiyorlar..ya ni resmi envanterinizde ne kadar hangi ayardan altınınız varsa o şekilde bir stok bildirimi vermeniz isteniyor ve yapılan fiili sayımla karşılaştırılıyor..başımıza geldiği için biz artık birebir ayarlı olarak tutuyoruz yani kuyumcumuzda o an iti barıyle gelip fiili tespit yapıldığında bizim verdiğimiz ayarlı stok neyse fiili sayımda çıkan o olmalıdır..

eğer kuyumcunun aynı zamanda imalathanesi de mevcutsa o zaman iş biraz daha izah edilebilir hal alıyor,yani stoğunuzdaki altın has olarak duruyorsa bunu inceleme elmanına kendi atölyesinde işlemiş şeklinde izah edebiliriz,aksi takdirde,yaptırdığı işçiliklere fatura almamış sonucu doğacaktır..

örneğin basit bir uygulama ile şu şekilde örnek verebiliriz..

mükellefin sene başı envanteri şu şekilde dir..

995M= 1200 GR * 25 = 30.000 YTL
22A  =   750 GR * 23 = 17.250 YTL
ÇYR  =    14 AD * 37 =     518 YTL

MÜKELLEF

X ATÖLYESİNE 500 GR 995M VERİP KARŞILIĞNDA 543.12 GR 22 AYAR TAKI ALMIŞ VE 500 YTL İŞÇİLİK ÜCRETİ ÖDEMİŞTİR

YENİ STOĞA GİREN BU 22 AYARIN MALİYETİ ŞU ŞEKİLDE OLACAKTIR..

DEĞERLEME GÜNÜNDE ŞU DEĞERLERE ULAŞILMIİTIR..

500 GR 995M * 25 YTL = 12.500 YTL
                   İŞÇİLİK =      500 YTL
                   TOPLAM =  13.000 YTL (/543,22=23,93)

MÜKELLEFİN 900 GR 22 AYAR ,14 ADET ÇEYREK SATIĞI OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR..

22 AYAR SATIŞININ MALİYETİ:

ENV=     750 GR * 23      = 17.250 YTL
İŞÇ=543,22  GR * 23,93 = 13.000 YTL

ORTLAMA DEĞER =30.250 /1293.22 =23,39

SATIŞ MALİYETİ = 900*23,39=21.051 YTL OLACAKTIR...

ÇEYREK MALİYETİ = 8*37=296 YTL DİR ..

DEĞERLEME SONU STOK İSE:

995M=  700      GR * 25     = 17.500.00 YTL
22A=   393,22 GR * 23,39 =  9.197.42 YTL
ÇYR=           6 AD * 37     =     222.00 YTL

TOPLAM HAS MİKTARI = 700,00*0,995=696,50 GR
                                     393,22*0,916=360,19 GR
                                             TOPLAM=1056,69 GR OLACAKTIR

coban_54:
MUAMMER BEY MERHABA.ENFLAS YON MUHASEBESİ BİTMİŞ OLABİLİR AMA BEN HALA DÜZELTMELERLE UĞRAŞIYORUM.SİZE BİR SORUM OLACAK.KUYUMCU LAR İÇİN YAPILAN ENFLASYON DÜZELTMELERİNDE DÜZELTME KATSAYISI GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİ SONUNDA ELİMİZDE KALAN STOK RAKAMLARINA MI UYGULANIYOR YOKSA DÖNEM BAŞI MAL+DÖNEM İÇİ ALIŞLAR TOPLAMINAMI?SAYGILAR

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa